YANMAZ KEFENDEN AT ETİNE: ÜLKEYİ SATANLAR LİSTESİ

Merhaba Arkadaşlar 

 Ülkemizde tarikatlar, cemaatler ve bunlara bağlı yurtlar olmasaydı, Ortadoğu’nun en temiz ülkesi biz olabilirdik. Ancak bu üstü kapalı toplulukların içinde dönen dolaplar zaman zaman önümüze düşüyor: cinci hocalar, Cübbeli Ahmet Hoca’nın yanmaz kefen satması gibi örnekler… Yine bu tür yapılarda, Kur’an kurslarında çocuklara yönelik tecavüz olayları hepimizin telefonuna düşüyor. Herkes anlık tepki gösteriyor, bazen hükümet politikaları da bu halkın kısa süreli öfkesiyle kalıyor.

Mesela devletin elindeki köprü ve otoyolların satılması olayında da o anlık tepkiyle süreç durmuştu. Evet, halkın vergileriyle yapılan bir şeyi başka bir ülkeye satmak etik değil, kabul edilemez. Bunlar böyle devam ederse yarın devlet hastanelerini, sağlık ocaklarını, okulları, vakıf mallarını, hatta camilerimizi bile satarlar. (Camilerde de ciddi para döndüğü zaten biliniyor.) Mezarlarımızı bile satmaktan çekinmezler hale gelebiliriz.Kanal İstanbul projesiyle İstanbul’un yarısını sattılar diyebiliriz. Son 23 yılın özelleştirme bilançosunu çıkarsak roman olur. Tek satmadıkları şey kendi sarayları.Bu kadar büyük özelleştirme yapıldıktan sonra emekliye yapılan zam ise sadece +1.000 TL. Yani milli gelirden emekliye düşen pay, iki kilo ete bile denk gelmiyor. Üstelik o et bile düzgün değil; at ve eşek eti yedirmeye başladılar. Ramazan boyunca sabit kalacak gibi görünüyor. Yemeyeni de zorla yedirecekler sanki.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar