EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR – AMERİKAN ELÇİSİ DEFOL!

 Merhaba arkadaşlar,

Atatürk olmasaydı Yunanlar Türk milletini soykırıma uğratıp bizi perişan edecek, Anadolu’da yaşanmaz hale getirecekti. Osmanlı zaten Moğol istilalarından yorgun düşmüş, beyliklerden zorla toparlanmış bir devletti. O dönemde “vurun kelleri” mantığı hâkimdi. Demokrasi, hak, hukuk diye bir şey yoktu. İcat çıkaranın, yenilik yapanın çoğu zaman kellesi gidiyordu. Bilim insanları, düşünürler baskı altındaydı.Her şeyi geçtim, matbaa bu topraklara ancak 1727’de geldi. Avrupa Aydınlanma Çağı’na girmişken biz hâlâ kendi içimizde boğuşuyorduk. Padişah daha çok yesin, saltanat sürsün diye millet sömürülüyordu.İşte tam da böyle bir milletten, yepyeni, modern bir devlet çıkardı Atatürk. Bu yüzden ona minnettarız. İyi ki piç değiliz diye dua etmemiz gereken bir adamdır.O zamanlar Amerikan mandasını kabul etmedikleri için bugün Amerikan Büyükelçisi, Cumhuriyet’ten intikam alır gibi yarı monarşi savunuculuğu yapıyor. İktidarın sevdiği sözleri tekrarlıyor, kimse de tek laf edemiyor. Evet, o dönemde mandayı reddettik ama son 23 yıldır mandadan daha beter bir durum yaşıyoruz. Borsamızda Amerikan bankaları istediği gibi at koştururken SPK sessiz kalıyor. Bir vatandaş yüklü mal alsa hemen tepesine biniyorlar. Madenlerimiz, şirketlerimiz Amerikan sermayesiyle ya ortak oluyor ya da doğrudan el değiştiriyor.Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladığımız bugün, o Amerikan elçisinin derhal ülkeden gönderilmesini ve Trump’a bir mektup yazılmasını istiyorum: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diye.Aynı elçi Büyük Ortadoğu Projesi’ne dair sözler etmiş. Bu tür saçmalıklara devam edilirse daha çok kan dökülecek. Artık boş hayalleri bırakın. Erken seçime gidin. Sandığı milletin egemenliği için milletin önüne koyun. Hilesiz, şaibesiz bir seçim yapın. Ülkedeki çocuklar için bu seçimi yapın. İnanın, güzel günler göreceğiz.Lay la la lay la la la la la la lay…
Hani şimdi bize…
Cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır…
Yalnız cumaları, yalnız pazarları…
Hani şimdi biz
Bir peri masalı dinler gibi seyrederiz
Işıklı caddelerde mağazaları…
Hani bunlar
77 katlı yekpare camdan mağazalardır…
Hani şimdi biz haykırırız
Cevap açılır kara kaplı bir kitap: Zindan
Kayış kapar kolumuzu
Kırılan kemik, kan…
Hani şimdi bizim soframıza
Haftada bir et gelir
Ve çocuklarımız işten eve
Sapsarı iskelet gelir…
Hani şimdi biz
İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar