KÖYLERİ UNUTTUK, GELECEĞİ DE KAYBEDİYORUZ

Merhaba arkadaşlar,

Bir imam “Yeter artık, cami yapmayın; hastane ve okul yapın” dedi. Bence okul ve hastane bile yapılmasın. Onların yerine öncelik, köy evlerinin yenilenmesi, köylerin canlandırılması ve gençleştirilmesi olmalı. Tüm belediyeler ve Tarım Bakanlığı bu konuda kapsamlı bir eylem planı açıklamalı.“Belirli köylülere destek verip bunun reklamını yapalım” mantığıyla iş olmaz. Köylerimiz artık tamamen yaşlı dolu. Gençler şehirlerde amaçsızca vakit öldürüyor; çoğu ilkokul mezunu. Ya sokak çetelerine katılıp torbacı oluyorlar ya da üç kuruşa çalışıp erken yaşta ölüp gidiyorlar.Türkiye bu konuda çok geç kaldı. Köylerin üretimin ana merkezi olduğunu yeniden hatırlamalıyız. Çok verimli topraklarımız var.Geçenlerde okullara güvenlik personeli ve öğrenci tarama cihazı almak için velilerden para toplandı, ihaleyi de yine AKP’li bir firma aldı. Madem bu kadar ihtiyaç var, çocuklar ölmeden önce neden yapılmıyor? İşte bu vizyonsuzluktur.Bir ilahiyi söyledi diye beş koruma polisi veren devlet, okullara iki polis veremeyip çocukların ölümüne zemin hazırlıyorsa yazıklar olsun. Zeytin ağacını savunduğu için bir kadını tutuklayan devlet olmaz. O topraklar halkındır. Avrupa’da ve Amerika’da kasaba halkı bir ağacın kesilmesine izin vermez; bölge halkının onayı olmadan hiçbir şey yapılamaz.Bu algıyı değiştirmemiz lazım. “Devletten daha mı iyi biliyorsun sen?”, “Anlamazsın”, “Devlet yönetmek kolay mı?”, “Devlet sana bakmak zorunda mı?” gibi sorularla halkı susturma devri bitmeli. Halk bu söylemlerden bıktı.Devlet yönetmek böyle değildir. Avrupa ülkelerinde kadın milletvekili yokken bizde vardı. Ama ne yazık ki istenilen sayıda değiller. Meclisin yarısı kadın olmalı. Ancak “Bir kereden bir şey olmaz” diyen eski bakanlar veya “Yaptıklarımızdan utanmıyoruz” diyen AKP grup başkan vekilleri gibi değil; vicdanlı, ahlaklı, adaleti herkes için eşit gören, ihale peşinde koşmayan, ilkeli kadın vekillere ihtiyacımız var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar