Kayıtlar

Eylül, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
  Yoksulluk, Yolsuzluk ve Adaletsizlik Merhaba arkadaşlar, Bir süredir ülke derin yoksulluk ve yolsuzluk içinde boğuşurken, Anayasa Mahkemesi önünde bir emekli polisimiz “Geçinemiyorum, yeter artık!” diyerek intihar etti. Aslında ölen bir kişi değil, adaletimiz öldü. Adaletten uzaklaşmamızın sebebi partizan oluşumuzdur. Yani parti zarar görecek diye bütün bir yolsuzluğu tek kişiye indirmek, parti içi yolsuzluğu bitirmez; tam aksine yolsuzluğu besler.  Sinem Dedetaş olayı bize şunu gösteriyor: Eğer AKP’ye boyun eğmiyorsan, AKP için bir tehditsin ve doğrudan hapse atılırsın. İşte bundan çıkılması gerekiyor. Fatma Betül Sayan Kaya olayına gelecek olursak; burada da AKP olayı tek kişiye bağlamaya çalışıyor, muhalefet ise “başkaları da varmış” gibi açıklamalar yapıyor. Evet var. Bu işlerin tek kişiyle olmayacağını her borsaya yatırım yapan bilir. Hep söylediğim şey: İktidar ve muhalefet toptan yenilenmeli. Bunun adresi, sivil toplum örgütlerinin yenilenmesinden ve değişimi böyle ba...
Resim
VATANDAŞIN GÜVENİYLE OYNAMAYIN!   Merhaba arkadaşlar, Nereden başlasam diye düşünüyorum. Öyle bir mekanizma kurmuşlar ki suçlu arıyorlar. Oysa aynaya baksalar suçluyu görecekler. Ama kime faydası var? Bu düzen değişmediği sürece bu soygun düzeni bitmez.  Fatih Terim olayının daha kapsamlı olanını yaşıyoruz. O olayda kimler paraları götürdüyse şimdi de aynı kişiler götürdü. Bu sefer halkın parasına çöktüler.  Bir vatandaş, zorla kazandığı parayı arkadaşının önerdiği fona, ileride ev alabilme umuduyla yatırıyor. “Araştırmadan niye yatırıyor?” gibi boş laflar duyuyorum. O işi devletin kurumları yapıyormuş gibi yaptıkları için vatandaş güveniyor. Türkiye hem siyasi hem de ekonomik kriz içindeyken bu tür işler bitmez.  Çiftlik Banklar, Jet Fadıllar, Yimpaş vurgunu, İhlas Finans vurgunu, yardım dernekleri üzerinden oynanan oyunlar... Hep vatandaş soyuldu. Şimdi de borsadaki fonlardan saadet zinciri mantığını uygulamışlar.  SPK birinci derecede sorumlu ama kabahat fon ...
Resim
ADALET ÖLDÜĞÜNDE DEVLET DİNSİZDİR   Merhaba arkadaşlar, Türkiye’de adalet sisteminde uzun süredir bir baskı sürdürülüyor. Bu baskı özellikle muhalif kesimin üzerinde yoğunlaşıyor. Öyle bir noktaya geldi ki, engelli bir vatandaş hükümet politikalarını eleştirdiği için tazminat olarak mahkeme masraflarını ödeme cezasına çarptırıldı. Hâkim, engelli bireyi bile dinleme zahmetinde bulunmamış, onu adeta yok saymış. İşte bu, bizim engellilere bakış açımızı tam olarak yansıtmıyor mu? Engelliler kişilere bağımlı yaşamak zorunda mıdır, akıllarını bağımsız kullanamazlar mı? Öncelikle şunu kabul etmeliyiz: Engellilerle engelsizler arasında fark vardır; ama bu fark akılda değil, bedendedir. Bunu anladığımız gün engeller kalkmış olur. Adalet Bakanlığı’na gelecek olursak: FETÖ’nün AKP eliyle işlediği bazı cinayetleri soruşturmaya başladılar. Erken seçime giderken “bir şeyler yapmış gibi” tavır sergiliyorlar. Bunca yıl açılmamış dosyalar şimdi neden açılıyor? Türkiye’nin asıl sorunu sadece bu dosy...
Resim
  CHP’yi Gençler Ayağa Kaldıracak Merhaba arkadaşlar, Önce AKP ile Melih Gökçek’in arasını açar gibi yapıp Mansur Yavaş’ı AKP’ye çekmeye çalışıyorlar. Adama etmedikleri iftira kalmamış gibi. AKP’liler, Tayyip Bey ile Mansur Bey görüşmesinden çok memnun kalmışlar. Normalleşmenin devamını yaşıyoruz aslında. O toplantıda nasıl bir pazarlık oldu?  CHP’nin tüm belediye başkanlarının yarısından fazlası cezaevlerinde. 23 yılın hesabını vereceklerine, ikinci seçimi kazanan belediyelerden hesap soruyorlar. Yani halktan. Bu kadarı da pes!  Muhalefet, Tayyip Bey’i tekrar aday yapacak ve seçilmesi için Kemal Bey’i aday gösterecekler. Çünkü dış güçler öyle istiyor. CHP niye bölündü? İşte bu yüzden. Mansur Bey’e niye dokunmuyorlar? Ülkücülerden çekindiği için. Yoksa onu da içeri atardı.  Özgür Bey, Kemal Bey’in elini sıkmış. İşte siyaset bu kadar pisliktir. Ne demişler büyükler: “Yüzüne bakacağın kişinin suratına tükürme.” Ama ne demişler yine büyüklerimiz: “Siyaset yalan söyleme ...
Resim
  EDREM İT’TEN NOTLAR: YANMIŞ ORMANLAR, SATILAN KÖPRÜLER VE SUSKUNLUK Merhaba arkadaşlar. Üç günlük bir geziye çıktık ailemle. Balıkesir’in Edremit Altınkumdaydık. Denizi soğuk ama suyu çok temizdi. Sahili güzel, havası güzel; tam yaşanacak bir yerdi. Ormanlık alanların bazı yerlerinde yangınlardan dolayı yanmış olması beni çok üzdü. O yerlerin yapılaşmaya açılmadan tekrar ağaçlandırılması gerekiyor.  Bölge halkına bir çağrıda bulunmak istiyorum: Bir evde kaç kişi yaşıyorsanız, her bir kişi için birer fidan dikme etkinliği yapılsın ve o yerler acil şekilde yeniden ağaçlandırılsın. Ekolojik dengenin bozulmaması şart.  Gündemimde başka birkaç konu daha var, hızlıca geçeyim.  Yap-işlet-devret modeliyle yapılan köprülerimiz var. O köprülerden milletçe kazıklandığımız yetmiyormuş gibi, şimdi de Fatih Sultan Mehmet ve Boğaziçi köprülerini satışa sunmuşlar. Oradan gelecek parayı da savunmaya harcayacaklarmış. Hani PKK bitince oradaki harcamalar millete dönecekti? Bunu yiyen...
Resim
TRT’DE YİNE ALİŞAN, DİZİLERDE YİNE MAFYA… YETER ARTIK!   Merhaba arkadaşlar, Yazın bitimi, sonbaharın başlarındayız. Televizyon programlarının bir bir yeni sezonla kaldıkları yerden devam ettiğini görmek hiç hoş olmuyor. Koca devletin kanalısın; insan yeni yüzler görmek istiyor. Yeter artık TRT! Niye Alişan? Doktorlarımızın yarısı Türk vatandaşı değilken, Türk spor branşlarında hızlı bir şekilde yabancılar yer alırken, Türkiye’de Alişan’dan başka ekran yüzü mü yok? Madem yoksa onu da yurt dışından bulunsun ama bir dönem daha Alişan’a devletin kasasından tek kuruş verirseniz haram olsun. Başka bir konuda: Diziler bir bir yeni yayın dönemine başlıyor ve dizilerde şimdi de mafyaları yumuşatıp izlettirmeye çalışacaklar. Liseli çocukların mafyanın eline düşmüş hâli, pavyonlarda ayyaş babasını arayan liseli… Ne kadar normal değil mi? Amerikan dizilerini uyarlayın, aile dizileri çok güzel. Okul, öğretmen, veli, gençlerin ilgisini çekecek birçok yapım varken niye mafya, çete, kumar, hırsız...