Kayıtlar

Resim
YANMAZ KEFENDEN AT ETİNE: ÜLKEYİ SATANLAR LİSTESİ Merhaba Arkadaşlar    Ülkemizde tarikatlar, cemaatler ve bunlara bağlı yurtlar olmasaydı, Ortadoğu’nun en temiz ülkesi biz olabilirdik. Ancak bu üstü kapalı toplulukların içinde dönen dolaplar zaman zaman önümüze düşüyor: cinci hocalar, Cübbeli Ahmet Hoca’nın yanmaz kefen satması gibi örnekler… Yine bu tür yapılarda, Kur’an kurslarında çocuklara yönelik tecavüz olayları hepimizin telefonuna düşüyor. Herkes anlık tepki gösteriyor, bazen hükümet politikaları da bu halkın kısa süreli öfkesiyle kalıyor. Mesela devletin elindeki köprü ve otoyolların satılması olayında da o anlık tepkiyle süreç durmuştu. Evet, halkın vergileriyle yapılan bir şeyi başka bir ülkeye satmak etik değil, kabul edilemez. Bunlar böyle devam ederse yarın devlet hastanelerini, sağlık ocaklarını, okulları, vakıf mallarını, hatta camilerimizi bile satarlar. (Camilerde de ciddi para döndüğü zaten biliniyor.) Mezarlarımızı bile satmaktan çekinmezler hale gelebilir...
Resim
  BİLAL BEY KARŞISINDA TAYYİP BEY Mİ KALACAK? Merhaba arkadaşlar, Amerika İran’a çökmeye hazırlanırken bizdeki konular hep aynı: CHP, emekliler, Ekrem İmamoğlu, altın, gümüş, borsa... Ulan bırakın bu işleri! Benim gerçek gündemimde ne var? Tayyip Bey’in olası cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetin tüm adaylarını hapse attırıp karşısında tek aday olarak Bilal Bey’i çıkarması durumunda ne olur? Kimse Bilal’e oy vermez ve yine Tayyip Bey seçilir. CHP “normalleşme”nin bedelini ödüyor. Kapalı kapılar ardında neler konuşuldu, ne tür pazarlıklar yapıldı? Her geçen gün daha iyi anlıyorum. Deniz Baykal Tayyip Bey’in başbakanlık yolunu açmıştı. Dün Kemal Bey’le başlayan süreç, bugün Özgür Bey’le aynen devam ediyor. Bunu içim yanarak izliyorum. Seçimlerden önce tüm anketlerde CHP öndeydi, sonra ne oldu? AKP aldı. Toplumsal muhalefet örgütlenmeli. CHP’den başka alternatif aranması gerekir, yoksa bu seçimden sonra muhalefetin sonu olur. Belki Afganistan ya da İran olmayız ama hapishanelerdeki d...
Resim
HALK MİTİNG DEĞİL, CESUR ADIM BEKLİYOR   Merhaba arkadaşlar, Uzun süredir CHP’den güçlü bir hamle bekliyordum ama o hamle hâlâ gelmedi, gelip gelmeyeceğini de bilemiyorum. Ekrem Bey’in hapiste olması, CHP içindeki sorunların çözülememesi gibi birçok konu var. CHP’li belediyelerden ise cıt çıkmıyor. Bence bu işin çözümü belediye seçimlerinin yenilenmesi gerekiyor. AKP’nin bir kez daha yenilmesi lazım ki gerçekleri görsünler. CHP dört bir yandan kuşatma altında. Bu kuşatmayı delmenin iki yolu var: Tüm CHP vekillerinin istifa etmesi Belediye seçimlerinin yenilenmesine karşı net bir politika üretmek ve iktidarı bu konuda zorlamak Halk sizden miting beklemiyor; halk sizden somut bir şeyler yapmanızı bekliyor. Eğer bir şey yapmazsanız, bir daha milletvekili olmanız çok zor. Mecliste, grup toplantılarında, mitinglerde çok güzel konuşuyorsunuz ama halk bunları zaten yaşıyor. “CHP başörtülü aday çıkaracakmış” diyorlar… Madem öyle, geçen seçimde neden başörtülü belediye başkanı çıkarmadınız?...
Resim
EVİN REİSİ GİBİ BİZE DE YOKLUK ÇEKTİRİYORSUNUZ!   Merhaba arkadaşlar, Bir aile düşünün: Evin reisi, yani baba, varlık içinde yokluk çektirmiş. Kışın kömür ve odunu az alırmış, az yakarlarmış. Çocuklar yeni ayakkabı istediğinde “Eskileri getir, tamir ettiririm” dermiş. Elektrik, telefon, su faturası gelince “Bu kadar çok fatura mı gelir?” diye kızarmış. Bayramlarda çocuklar bayramlık istermiş ama istediklerine pişman olurlarmış. Bir gün baba ölünce aile önce bocalamış ama sonrasında toparlanmış, hatta durumu düzelmiş. Şimdi ülkemizde de benzer bir durum var. Tayyip Bey grup toplantısında en düşük emekli maaşının 16 binden 20 bine çıkarılmasını büyük bir başarı olarak görüyor. Evi olmayan emeklilere sosyal konut sağlanacağını söylüyor. Sanki o konutları bedava mı verecek? 20 bin TL maaş alan bir emekli, o evlerin taksitlerini nasıl ödeyecek? “Biz geldiğimizde emekli maaşları şu kadardı, şimdi bu kadar oldu” diyorlar. Peki alım gücü neden aynı oranda artmadı? Enflasyon neden patladı? ...
Resim
EĞİTİM SİSTEMİNİN ÇÖKÜŞÜ  VE  CUMHURİYETİN TASFİYESİ Merhaba arkadaşlar, Öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı’ndan başlayalım, sırasıyla diğer konulara geçelim. Bilindiği üzere uzun süredir eğitim sisteminin dışına çıkıldığını, Türkiye’nin insan kaynağının artık halkın potansiyeliyle karşılanmadığını görüyoruz. Üst makamlara yapılan atamalara bakarsak bunu net bir şekilde anlayabiliriz. Gece yarısı gelen bu atamalar, halkın yarısının bile haberi olmadan yapılıyor. Bu atamalarda AKP üyeliği şartı var mıdır bilmiyorum; ama illa üye olmaları da gerekmiyor. Zaten her konuşmalarında Tayyip Bey’e biat ettikleri açıkça anlaşılıyor. Yapılan tüm atamalar, Cumhuriyet sisteminin dışına çıkmaktır ve bu bir suçtur. Devlet yönetmek ciddiyet ister; “Ben yaptım oldu” demek sistemi tıkar. Türkiye’nin yaşadığı temel sorun tam da budur. Vali, kaymakam, emniyet müdürü, rektör, dekan, savcı, hâkim gibi makamlara halkın içinden seçimle gelme usulünü tamamen kaldırmış durumdalar. Karne konusuna gelince;...
Resim
                          YENİ YIL HİÇ HOŞGELMEDİ  Merhaba arkadaşlar, Yeni yıla girdik, eski yılın devamını yaşıyoruz. Hiçbir şey yenilenmiyor; sadece gelen zamlar yenilendi ve maaşlara yapılan artışlar çok az yansıdı. Bundan 17 sene önce bir emekli maaşı ile ev kirasını ödüyordu, şimdi onu bile ödeyemiyor. Ödese bile evin geçimini sağlayamıyor. Hükümet her ne kadar milli gelirimiz arttı dese de, o artan şey kendi gelirleri. Ne yazık ki vatandaşın cebine hiç bir şey girmiyor. Bu da bize gösteriyor ki, kaldığımız yerden devam ediyoruz eski yıla. AKP yeni genel başkan bulmaya çalışıyor. Şimdilik Tayyip Bey 'in oğlu Bilal 'i deniyorlar. Lakin Bilal Bey babasından daha çok otoriter. Koca Türkiye Cumhuriyeti bu otoriter sevdalısına kalırsa yandık. Bir başka konuda: Apo'ya iyi sahip çıkın. Amerika bir gece ansızın gelir, Apo'yu alır Suriye’nin başına koyarsa hiç şaşırmayın. Bu açılım işi buraya kayıyor sanki. Amerika ba...
Resim
YILBAŞI TARTIŞMALARI, LAİKLİK VE ADALET: HELAL Mİ HARAM MI, AF MI CEZA MI? Merhaba arkadaşlar, her yılbaşında olduğu gibi tartışmalar yine başladı. Bazı dini çevreler yılbaşı kutlamanın dinden çıkmaya kadar varan günah olduğunu söylüyor. Muhafazakâr kesime helal olan, sıradan vatandaşa haram mı oluyor? Suudi Arabistan Veliaht Prensi yılbaşı ve Noel kutlamalarına izin verdi, hatta "İslam'ı güncelledik" diye açıklama yaptı. Aynı sözü zamanında Erdoğan da söylemişti: "İslam güncellenmeli." Bu güncelleme belki uydurma hadislerin kitaplardan çıkarılmasıyla, İslam'ın Kur'an merkezli hale getirilmesiyle başlayabilir; böylece birçok kafa karışıklığı giderilir. Ünlüsü ünsüzü Kur'an'ı kendilerine aklanma aracı gibi gösteriyor, fotoğraflarını çekip sosyal medyada paylaşıyorlar. Bu büyük bir yanılgı. İşte tam burada laiklik devreye giriyor: Devlete karşı işlenen suçta affı veya cezayı önce devlet vermeli. "Kur'an okuyorum, namaza başladım, salı-perş...
Resim
MAKARNA YİYENLER İLE ZENGİNLER KULÜBÜ ARASINDAKİ SAVAŞ   Merhaba arkadaşlar, Bugünkü yazım: Sıcak, çok sıcak... Daha da sıcak olacak gibi. Kim olursa olsun –bakan, iş adamı, parti başkanı, milletvekili, vali, hatta cumhurbaşkanı– sıradan vatandaşın özel hayatının gizliliği diye bir şey var. Böyle yol ve yöntemlerle insanların hayatına müdahale edemezsiniz. Kendine gel devlet kurumları! Özel hayatın gizliliği ne zaman delindiğine gelirsek: Deniz Baykal’ın videosuyla başladı, sonrasında MHP’li vekillerinkiyle devam edildi. Zaman zaman bakanların da çıktı ama onlarınki gizlilik kararı konduğu için pek gündem olmadı. Şimdi sırada Fenerbahçe’nin olduğu söyleniyor. Çünkü Fenerbahçe hiç boyun eğmeyen başkanlar seçiyor: Aziz Yıldırım, Ali Koç ve son olarak Sadettin Saran. Bu başkanların ortak özelliği, Türkiye’nin “zenginler kulübü” dediğimiz zenginlerini temsil etmeleri. Hükümetin hiç sevmediği bu insanlarla zaman zaman iş yaptığı oluyor, karşılıklı alışverişler var. Ama bakıldığında yand...
Resim
LİYAKATSİZLİK VE VİCDAN KAYBI   Merhaba arkadaşlar, Yoğun gündemimizde gerçekten vicdanımızı sızlatan olaylar yaşanıyor. Ukrayna savaşından kaçan yetim çocuklar Antalya'daki otellere yerleştirilmiş, orada ciddi ihmal ve istismar vakaları ortaya çıkmış. Araştırmalara göre, iki kız çocuğu otel çalışanları tarafından cinsel istismara uğramış ve hamile kalmış; olaylar örtbas edilmeye çalışılmış, çocuklar Ukrayna'ya geri gönderilmiş. Bu skandal, uluslararası raporlarla belgelenmiş ve Türkiye'de soruşturma takipsizlikle sonuçlanmış. Levent Gültekin'in bu konuyu gündeme getirdiği yayınından kısa süre sonra gözaltına alındığı haberleri de dolaşıyor – muhtemelen bu olayla ilgili değil ama baskı ortamını gösteriyor. Biz Türkler olarak töremizde misafire, özellikle savunmasız çocuğa sahip çıkmak vardır. Nasıl bu kadar duyarsızlaştık, şaşırıyorum. Çocuk esirgeme kurumlarında, engelli ve yaşlı bakım evlerinde yıllardır benzer skandallar patlıyor; denetimsizlik, liyakatsizlik yüzünde...
Resim
ENGELLİ MAAŞINA BEKÇİ ORDUSU   Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bütçe artışı, 3.000 kişilik ek kadro açıp daha çok kişiye hizmet etmek içinmiş. Ancak bunların "hizmet" dediği şey, engelli maaşlarına bekçi yapmak; yani engelli maaşı alan herhangi bir aileye 5 kuruş fazla para girmesin diye engelli maaşına el koymak. Bu hizmet değil, milletin alın teriyle ödediği vergilerin hortumlanmasıdır. Ne zaman gitsem sosyal hizmetlere, bir odada üç masa, üç bilgisayar ve boş koltuklar görüyorum. Yani bu 3 bin masa, 3 bin bilgisayar demek; koltukların hesabını siz yapın. 9 bin engelliye maaş bağlamak varken, 3 bin kişiye kişi başı en düşük memur maaşı olan 55 bin TL bağlamak ne kadar mantıklı? Gençleri memur yaparak işsizliği düşüremezsiniz. Özel sektörün istediği yapısal reformları yapın ve iş adamlarının önünü açın. Devletin fabrika olmadığını bu milletin anlaması lazım. Bir engelli kimlik kartı için zaten üç memur bir de onların müdürleri var; hiçbiri bir halt bilmiyor. Ben ...
Resim
BEYAZ TREN KAÇTI, KARA TREN RAYDAN ÇIKMADAN UYANMAYACAĞIZ   Merhaba arkadaşlar, “Kral Kaybederse” adlı diziyi izlemeyen varsa mutlaka izlesin; bazı iş adamlarının hem iş hem de özel hayatlarında neden başarılı olamadıklarını belki de en gerçekçi şekilde anlatan bir yapım. Hızlıca siyasete geçelim: Asgari Ücret Tespit Komisyonu bugün toplanıyormuş. Amerika’dan talimat gelmiş gibi bir hava var; beklenti 27 bin TL civarındaymış ama aradaki 5 bin TL fark nedeniyle işverenler 25 bin TL’de diretir, sendikalar ise 30 bin TL ve üzerini açıkça söylemek yerine yine ima eder. Her yerinden tutsan elinde kalıyor. MHP’li bir vekil de çıkmış “Hiçbir suçu olmayan PKK’lılar denetimli serbestlikten yararlanabilir” demiş. Zaten dağ şartlarına alışmış birine iş bul, ev tuttur, kira-fatuta ödet, ay sonu makarnaya mahkûm et; niye şehre insin ki insan? Önce adalet olacak. AKP’nin kuramadığı mutlak adalet sağlanmadan ekonomi, tarım, eğitim düzelmez. Halkın yaşam kalitesi de doğal olarak yükselmez. Ön...